Kategoriler
Genel

Amasya’da Gezilecek Yerler

Manisa dışında Türkiye’de Şehzadeler Şehri olarak bilinen diğer bir şehir olan Amasya, bu ünvanını Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, 2. Murat, Fatih Sultan Mehmet, 2. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve 3. Murat gibi Osmanlı padişahlarının şehzadelik yaptığı sancak olduğundan hak kazanmış. Ayrıca Amasya, Yavuz Sultan Selim’in doğum yeridir.

Amasya; Hititler, Frigler, Lidyalılar, Medler, Kimmerler, Persler, Pontuslar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklular, Danişmentliler, Moğollar, İlhanlılar, Eretnalılar, Osmanlı Devleti ve nihayet 1923 itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti gibi uygarlıkların hükmü altına girmiş, her taşın altından bir tarihi eser çıkacakmış gibi gözüken ve buram buram tarih kokan bir şehir… Antik Çağ’ın en ünlü coğrafyacılarından biri olan Strabon’a göre Amasya’nın ismi etimolojik olarak o zamanlar şehirde yaşayan Amazon Kraliçesi Amasis’den kökenlenmiştir. Buna ek olarak, Strabon’un kendisi de Amasya’da doğmuştur ve bu yüzden onun şerefine Yeşilırmak kıyısındaki bir restoran Strabon olarak adlandırılmıştır.

1)İçeri Şehir:

Amasya’da şehir merkezine daha önce gelmemiş kişilerin şehre ilk ziyaretlerinde ilk dikkatlerini çeken detaylardan birisi Safranbolu Konakları’na benzer bir şekilde Karadeniz’in ahşap ev geleneğinin korunabilmiş nadir örnekleri olan Yalıboyu Evleri’dir. Ne yazık ki, 100 yıl öncesine kadar hiçbiri bozulmamış şekilde sağlamlığını korumayı başarmış bu evler rant alanı ve daha modern(ve aynı zamanda estetik olmayan) evlerde yaşama hırsı nedenoyle ya yıkılmış ya da kaderine terk edilmiştir. Geriye ise sadece ırmak boyunda bulunan eski şehirdeki(Amasyalılar arasında İçeri Şehir) konaklar kalmıştır.

İçeri Şehir, Amasya Valiliği’nin karşısında yer alan Amasya Saat Kulesi ile başlayan dar bir patika olup Köprübaşı Cami ile sonlanmaktadır.

Şehrin en önemli yemekleri arasında bakla dolması, keşkek, etli bamya, mantı, patlıcan çullaması, mumbar-işkembe, hasuda tatlısı, ayva gellesi, Amasya çöreği ve Amasya yağlısı yer almaktadır. Şehirdeki yerel lezzetleri tadabileceğiniz Amaseia Mutfağı, Strabon, Grand Pasha Hotel, Emin Efendi Konakları, Anadolu Mantı Evi, Amasya Baro Evi gibi restoranlar şehrin bu bölümünde yer almaktadır. İçeri şehrin merkezine doğru ilerlendiğinde 2000 yıllık tarihi olan Kral Kaya Mezarları ve Amasya’da şehzadeler tarafından bile ikametgah olarak kullanılmış Kızlar Sarayı’na çıkan merdivenlere rastlanacaktır. Merdivenler restore edilmiş olup mezarlara giden dağ içindeki oyuntu yol artık korkuluklar ile korunmakta olup turistler için herhangi bir tehlike teşkil etmemektedir. Maalesef, bu yoldan Harşena Kalesi’ne çıkış olmayıp kaleye çıkmak isteyenlerin şehrin arka tarafında Kozlu Gıda un fabrikasının solunda tabela ile gösterilen taşıt yolunu kullanması gerekmektedir.

İlaveten, çeşitli hediyelik eşya ve doğal ürün satan dükkanlar, Hazeranlar Konağı, Şehzadeler Müzesi, Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi Müzesi ve Yıldız Hamamı içeri şehirde bulunan önemli ziyaret noktalarıdır.

2) Amasya Arkeoloji Müzesi

Amasya Arkeoloji Müzesi, 1925 yılında açılmış olup bu eserler güncel yerleşkesinden önce birçok mekanda depolanmış veya koruma altına alınmıştır. Eserler arasında Hititler’in Fırtına Tanrısı Teşup’un heykeli, bir yılanı ayağı ile ezmiş şekilde tasvir edilmiş Meryem Ana Heykeli, İlhanlı dönemine ait erkek/kadın/çocuk mumyaları, iki tane mozaik, Osmanlı sancakları, Amasya’daki en önemli antik kent olan Oluzhöyük kazılarında elde edilen Selçuklu’dan kalma kız başı heykeli, Helenistik/Roma/Bizans/Selçuklu/Osmanlı dönemi sikkeler, küp içinde iskeletler, cam şişeler, kandiller, ammonit/deniz kestanesi/bitki fosilleri, fibulalar, balta ve çakmak taşları, yöresel kıyafetler, Amasya’daki tarihsel açıdan en değerli cami olan 2. Bayezid Cami dahil birçok yapıtın eski kapıları, yine 2. Bayezid Cami’nin şamdanları, usturlaplar, incil ve Kur’an-ı Kerim’ler, birkaç ikona, mücevherler, kılıçlar, Osmanlı döneminde çeşitli meslek gruplarının çalışma biçimini anlatan modeller ve bir kağnı, lahitler, secereler(soy ağacı) ve bir tane Osmanlı dönemi tabuta rastlanmaktadır. Eskiden mumyalara ev sahipliği yapan 1. Mesut’un türbesi(burada gömülü değil) günümüzde boştur ve giriş yasaktır. Mumyalar ise 2. kattaki bir odada sergilenmektedir ve mumya odasındaki duvarda kendileri hayattayken nasıl göründükleri ve hayatları hakkında bilgilendirme ve illüstrasyonlar bulunmaktadır.

Müze envanterine en son dahil olmuş eser ise 1800 yıllık Roma dönemine ait elmalı mozaik. 2014 yılında Amasya Yavru köyü yakınlarında bulunduğunda elmanın o zamanlar da Amasya için ayrı bir anlam taşıdığını öğrenmek arkeologları oldukça şaşırtmış ve bu mozaik müzede 2020 yılı itibarıyla sergilenmeye başlanmış.

Müzeye giriş ücretlidir(yetişkinler için 10 TL) ancak 18 yaş altı ve 65 yaş üstü müzeye ücretsiz girer. Müzekart geçerlidir.

Şehzade Cumudar’ın idam edilmeden önce korkudan açık kalmış ağzı şekilde görülmektedir.

3) Kral Kaya Mezarları:

Hepsi M.Ö. 3. ve 2. yüzyıllarda yaptırılmıştır. En çok bilinenleri İçeri Şehir’den merdiven yolu ile çıkılan beş kaya mezar olmalarına rağmen aslında Amasya’da çoğu korunamamış 21 irili ufaklı kaya mezar bulunmaktadır. Bunlar arasında korunabilmiş olan diğer mezarlar üç tane Amasya Açık Otoparkı’nda, bir tane Amasya Beyazıtpaşa Mahallesi’nde İşkur’un binasına yakın, bir tane Uluhan Otel’in karşısında Amasya Saat Kulesi’ne yakın, diğeri de Ziyaret Kasabası’nda bulunan ve zamanında kilise olarak kullanılmış Aynalı Mağara’dır. Hepsi Pontus Kralları’nı onurlandırmak için yaptırılmıştır(Aynalı Mağara’nın yapılış amacı belli değil) ve içlerinden en büyüğü Aynalı Mağara’dır.

Kızlar Sarayı’na yakın olan 3 mezar sağdan sola sırasıyla Pontus Devleti’nin ilk kralları olan Kral I. Mithridates Ktistes, Ariobarzan ve II.Mitridat’a aittir. Bu anıt mezarlar ana kayadan galerilerle ayrılarak U biçiminde oyulmuşlardır. Bu üçlü mezarların sağ baştaki, krallığın kurucusu Mitridat Ktistes’e aittir. I. Mitridat’ın mezarının etrafında diğer mezarlardan farklı olarak U şeklinde bir koridor yoktur.

Bu üçlü mezar grubundan sonra, bölgenin güneybatısında taşlara oyulmuş basamaklı bir tünelden geçilerek ikili mezar grubuna ulaşılır. Bu ikili mezarlardan ilki III.Kral Mitridat için M.Ö 195 yılında yapılmıştır. Kral Kaya Mezarları’nın en büyüğü(Aynalı Mağara hariç), galeri ve merdivenlerle çıkılan, batı yönündeki en son mezardır. Bu mezar ise M.Ö 185 yılında Kral Farnakes (Pharnakes) için yaptırılmıştır. Bu mezarın yüksekliği 15 metre, genişliği 8 metre, derinliği ise 6 metredir. Mezar odasının girişi diğer mezarlardaki kapılardan daha yüksektir. Büyük Kral Mezarı olarak da adlandırılmakla birlikte, cephe itibariyle pek çok tahribata uğramıştır. Bu mezar, bütün kral kaya mezarları arasında içine tek gömü yapılamayan mezardır çünkü bu süreçte Romalılar Amasya’yı fethetmiştir. Mezarların bütününde görülen kapaksız, 2-3 metre arasında değişen yükseklikte, kapıya benzeyen girişler, bu mağaraların ortak özelliğidir. Kral Kaya Mezarları bazı dönemlerde hapishane ve cezalandırma mekanı olarak da kullanılmışlardı. 1075’te Amasya’yı fetheden Melik Ahmed Danişmend Gazi, mezarların içindeki Pontus Devri’nden kalma gömüleri kaldırtmıştır. Bu mezarlar, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır.

Bugün bütün Kral Kaya Mezarları’nın içine girmek yasaktır ve bu yüzden mezarların girişi telle çevrilidir. Kralların gömülme yerlerinde ise günümüzde hâlâ açık çukurlar bulunmaktadır. Eskiden korkuluk bulunmadığı için bu mezarlara çıkmak oldukça tehlikeli ve ustalık gerektiren bir işlemdi. Neyse ki, Amasya Belediyesi tarafından bu soruna birkaç yıl önce çözüm bulundu. 

https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/amasya/gezilecekyer/kralkaya-mezarlari

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Aynalı Mağara

4)Kızlar Sarayı

Tarihteki ilk Kızlar Sarayı, Helenistik Dönem’de Amasya Pontus Krallığı’na başkentlik yaparken bir kraliyet sarayı olarak inşa edilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda ise bu saray; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış ve o döneme ait harabeler içermektedir. Selçuklu Sultanı 1. Mesut, Amasya’da uzun süre yaşamış bir hükümdardır ve bu süreci Kızlar Sarayı mevkinde 12. yüzyılda inşa ettirdiği saray ve hamam komplekslerinde geçirmiştir. Osmanlı Döneminde ise buraya bir harem inşa edilmiş ve Kızlar Sarayı, Osmanlı şehzadelerinin Amasya’daki resmi ikâmetgâhı olmuştur. 19. yüzyılın 2. yarısı itibarıyla Amasya ayanının(vali+toprak ağası) hizmetine terk edilen bina bugün harap durumdadır.

Saray kompleksinde birçok yapı bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma hamamların kalıntılarıdır çünkü sarayın günümüze kadar en iyi korunmuş bölümü bu hamamlardır.

Sadece Kızlar Sarayı’nın surlar ile çevrili ve günümüzde kafe olarak işletilen ana binasına gitmek isterseniz girişte herhangi bir ücret ödemeniz gerekmez. Eğer, bütün saray kompleksini ve kral kaya mezarlarını görmek isterseniz uygun bir meblağ ile antik kente giriş yapabilirsiniz.

Kızlar Sarayı Kafe’ye giderseniz sade dondurmanın mısır gevreği ile kaplanarak kızartıldığı ve içindeki dondurmanın soğukluğunu mükemmel bir biçimde koruyabildiği kızarmış dondurmayı tatmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Kızlar Sarayı Kafe
Osmanlı Hamamı
Kızarmış Dondurma

5) Şehzadeler Müzesi

Şehzadeler Müzesi, İçeri Şehir’de Amaseia Mutfağı’nın yanında yer alan ve şehir merkezinden ayakları Roma Dönemi’nden kalmış olan Alçak Köprü ile gidilen, İl Özel İdaresi’ne bağlı özel bir müzedir. Bu müze, iki katlı Yalıboyu Evleri’nden bir tanesinin Amasya’nın tarihi değerlerine sahip çıkmak amacıyla restore edilmesi sonucu ortaya çıkarılmıştır. Müzenin yukarı katında Amasya’da şehzadelik yapmış yedi Osmanlı Sultanı’nın balmumu heykelleri baştan sona sırasıyla Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, 2. Murat, Fatih Sultan Mehmet, 2. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve 3. Murat olarak sıralanmış olup bu katta Osmanlı dönemine ait bir zırh takımı da sergilenmektedir. Aşağı katta ise; Amasya’da görev yapmış ve kendi devirlerinde önemli kişiler olmalarına rağmen ömürleri padişah olmaya yetmemiş beş şehzadenin balmumu heykelleri sergilenmektedir. (Bu şehzadeler Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid, II. Murat’ın oğulları Şehzade Ahmet ve Şehzade Alaeddin ve II. Bayezid’in oğlu olan Şehzade Ahmet’tir.)

Müzeye giriş ücretlidir ve bu müzede müzekart geçersizdir. İçeri girerken ayrıca galoş giyme zorunluluğu vardır.

Yıldırım Bayezid
Yıldırım Bayezid
Çelebi Mehmet
2. Murat
Fatih Sultan Mehmet
Soldan sağa; 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet
2. Bayezid
Yavuz Sultan Selim
3. Murat
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Padişah olamamış beş şehzade
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

6) Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi

Müze binası Amasya’da İlhanlılar’dan günümüze ulaşabilmiş tek eserdir. 1308- 1309 yılları arasında Anber Bin Abdullah’a yaptırtılmıştır. Anadolu’da ilk müzikle tedavinin yapıldığı merkezdir ve bu yüzden 2011 yılında müzeye çevrilene kadar Amasya Bimarhanesi olarak adlandırılmıştır. Amasya Bimarhanesi, kullanılan kesme taşlar ve bina üzerine işlenen geometrik şekiller ile Anadolu Selçuklu mimari özelliklerini taşımaktadır. Anadolu’da sadece bu binaya mahsus bir özellik ise kapı kilit taşında yer alan diz çökmüş vaziyetteki insan kabartmasıdır. Bu müzeye Sabuncuoğlu Şerefeddin’in adının verilmesinin nedeni kendisinin ilk Türkçe cerrahi eseri yazması ve Amasya’da doğmuş olmasıdır. Ayrıca, Sabuncuoğlu’nun Amasya Darüşşifası’nda tıp eğitimini alıp burada 14 yıl hekimlik yapması da bu tercihi etkilemiş olabilir.

Müze, 2011’e kadar eski amacıyla bağlantılı olarak Amasya Devlet Konservatuvarı’na ev sahipliği yapmaktaydı. Günümüzde ise bu müzede; Osmanlı döneminde kullanılmış cerrahi aletlerin replikaları, çeşitli müzik aletleri, müzikle tedavi yapan ve değişik müzik aletleri çalan bireylerin balmumu heykelleri, Sabuncuoğlu Şerefeddin’in bir hastasını tedavi ederken illüstre edildiği balmumu heykel(konuşarak interaktif olarak bilgi vermekte) ve Sabuncuoğlu’nun yazdığı cerrahi eserden alıntılar ile birlikte görseller sergilenmektedir. Müzenin girişinde ise Sabuncuoğlu’nun heykeli ve şifalı çeşitli bitkiler yer almaktadır.

Müzeye giriş ücretli olup sağlık kuruluşlarında çalışanlara indirim yapılmaktadır. Bu müzede müzekart geçersizdir. İlaveten, müzenin girişinde sol tarafta bir hediyelik eşya dükkanı yer almaktadır ve burada yöresel/bitkisel ürünler yer almaktadır. Buna ek olarak, müzeden burçlara uygun olarak hazırlanmış tedavi veya rahatlatma odaklı müzikleri içeren CD’lerin alınması mümkündür.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 

7) Amasya Saraydüzü Kışlası

İlk kışla binası, Osmanlı şehzadeleri tarafından 300 yıl boyunca kullanılan saraylardan birinin kalıntılarının bulunduğu yerde beşli bina kompleksi şeklinde 1898-1900 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu binanın önemi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Amasya Genelgesi’ni 21-22 Haziran 1919’da duyurdukları mekan olmasıdır. 1930’larda önemini yitiren bina, 1944 yılında tamamen yıkılmıştır. 1997’de bu binanın Atatürk’e duyulan saygının bir nişanesi olarak yeniden yapılması gündeme gelmiş ancak heyelan riskinden ötürü ilk konumundan farklı bir konum olarak Şamlar Mahallesi’nin girişine asıl görünüşüne uygun olarak inşa edilmiştir. İnşaat 2007 yılında tamamlanmış olup daha sonradan kışla binasının önüne bir Atatürk heykeli eklenmiştir. Bu müze, bir milli mücadele müzesi olarak anılmaktadır.

Müzedeki eserler temel olarak; silahlar, dönem kıyafetleri, Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesini betimleyen balmumu heykeller ve Amasya Tamimi’nin imzalandığı ana dair balmumu heykellerdir. Müzede, ziyaretçilere çoğunlukla kapalı olan bir bölümde Mustafa Kemal’in oturduğu temsili bir koltuk ve konferans salonu yer almaktadır. Ayrıca, müze zaman zaman çeşitli sergilere ev sahipliği yapmaktadır. (Pul sergisi vb.)

Müzeye giriş ücretsiz olup müze zaman zaman özel konferanslara ev sahipliği yaptığından kapalı olabilmektedir.

Saraydüzü Kışlası 2021 yılı itibarıyla Amasya Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanmış olup balmumu heykeller binanın en üst katında teşhire konulmuştur. Müzedeki silahlar ise Amasya Arkeoloji Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiştir. 2. Bayezid Kütüphanesi ise 2021 itibarıyla halk kütüphanesi fonksiyonunu yitirerek sadece yazma eserler için bir kütüphaneye dönüştürülmüştür.

  

Görsel Sahibi: Sinan Meydan
Mustafa Kemal’in Amasya’ya Gelişi
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 
Mustafa Kemal, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 

Bonus: Saraydüzü Kışlası Pul Sergisi

8) Harşena Kalesi

Harşena Kalesi, Batılı tarihçilere göre M.Ö. 250 yılında Pontus Kralı Mithridates’in emriyle yaptırılmıştır. Kale Pontus Devleti sonrasında Roma, Bizans, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı İmparatorlukları tarafından kullanılmıştır. Kalenin ismini Türk hükümdarı Karsan Han’dan aldığı rivayet edilir. 12. yüzyılda iç kale Selçuklu Sultanı 1. Mesut’un emriyle restore edilip sultanın kalıcı ikametgahı olmuştur.

Amasya Harşena Kalesi, Kral Kaya Mezarları ve Kızlar Sarayı’nın bulunduğu dağın tepesinde olmasına rağmen bu kaleye ulaşmak için İçeri Şehir’de yer alan ve Kızlar Sarayı Ören Yeri’ne çıkan patika kullanılamamaktadır. Bu kaleye çıkış, Bahçeleriçi Mahallesi’nin bir üst mahallesi olan İhsaniye Mahallesi’ndeki Kozlu Gıda Un Fabrikası’nın yanındaki taşıt yolu ile olmaktadır.

Harşena Kalesi’ne giriş ücretlidir ve yetişkinler için 5 TL’dir. Kalenin yamaçlarında bir çay bahçesi ve kafe yer almaktadır.

Ören yeri 2 ana bölümden oluşmaktadır ve yol antik kentin girişinde ikiye ayrılmaktadır. Birinci yol kalenin tepesime doğru giderken ikinci yol kalenin etrafındaki yerleşkelere uzanmaktadır.

Ne yazık ki, günümüze kadar kalenin surlarının belli bir kısmı yıkılmış olup 1 asır evvelki surlar bugünkünün aksine İçeri Şehir’deki konakların çoğunun etrafını sarmaktaydı.

Görselin Sahibi: Gülcan Acar
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

9) Hazeranlar Konağı

Hazeranlar Konağı, 1865 tarihinde Amasya Defterdarı için yaptırılmış ve restore edilerek günümüzde bir etnografya müzesi olarak kullanılan bir konaktır. Adını konakta uzun yıllar boyunca yaşamış Hazeran Hanım’dan almaktadır. İçeri Şehir’de yer almaktadır ve binanın bodrum katı zaman zaman bir sanat galerisi olarak kullanılabilmektedir. Giriş ücreti 12,5 TL’dir ve müzekart geçerlidir.

10)Minyatür Amasya Müzesi

Bu müzenin yapım aşamasında Amasya’nın 1914 yılında çekilmiş bir fotoğrafından yararlanılmış olup müzede 1/150 ölçeğinde Amasya ilinin Merkez ilçesinin maketi inşa edilmiştir. Müze binası, Amasya 2. Bayezit Cami’nin eski imaret binasında 2010 yılında hizmete girmiş olup maket 80 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Bu maket o dönemin canlı bir illustrasyonudur çünkü Yeşilırmak gerçekten elektromotorlar sayesinde akmaktadır ve tren yolu aktif olarak çalışmaktadır. İlaveten, bu müzede periyodik aralıklarla günlük zaman değişmekte ve buna bağlı olarak gündüze ait görüntü geceleyin olan kuşbakışı görüntüye dönüşmektedir. Bu müze İl Özel İradesi’ne bağlı olduğundan bu müzede müzekart geçersizdir.

11) Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi

Amasya’nın çıkışında yer alan bu müze, Türkiye’deki ilk ve tek aşıklar müzesidir. Adını Amasya’da yaşadığı rivayet edilen ve sevgisini dağları delip şehre su getirerek sembolize eden Ferhat’ın Şirin’e olan aşkından alır. Ayrıca, bu müze efsanede bahsi geçen su kanallarının yanına inşa edilmiştir. Müzede 9 tane oda vardır vwe bu odalarda Ferhat ve Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliet, Anadolu Aşıkları, Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan, Anadolu’da Yavuklu Kültürü ve son olarak İlahi Aşk konu edilmektedir. Son odada ise bir hediyelik eşya dükkanı yer almaktadır. İlaveten, bu müzede müzekart geçersizdir.

Ferhat ile Şirin Efsanesi için tıklayınız:

https://amasya.ktb.gov.tr/TR-59489/ferhat-ile-sirin.html#:~:text=Ferhat%2C%20nakka%C5%9Fl%C4%B1k%20yapan%2C%20%C5%9Eirin’,olmayacak%20bir%20i%C5%9F%20ister%20delikanl%C4%B1dan.

Ferhat Su Kanalı

12) Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi

Müze adını Hüsn-ü Hat sanatında uzmanlaşmış Amasyalı Şeyh Hamdullah’tan almış olup bu müzede hat sanatına ait gerçek örnekler dışında Sümer, Hitit, Maya, Mısır, Çin, Babil, Hint vb. uygarlıklardan kalma yazılı eserlerin replikaları bulunmaktadır.( Örneğin; aslen Paris’teki Louvre Müzesi’nde bulunan Hammurabi Kanunları’nın bir kopyası bulunmaktadır.) Buna ek olarak, bu müzede Şeyh Hamdullah’ın bir de balmumu heykeli bulunmaktadır.

13)II. Bayezid Cami

Amasya’nın en önemli camisi sayılan bu cami, 1485-1486 yılları arasında Osmanlı’nın 8. padişahı 2. Bayezid’in emriyle yaptırılmış olup fotoğraftaki 2 meşe ağacı da cami inşa edildiği zaman dikilmelerine rağmen hâlã hayattadırlar. Bu kü bünyesinde Amasya Yazma Eserler Kütüphanesi, Minyatür Amasya Müzesi vebu külliyenin bahçesinde bulunmaktadır.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Bonus: İmarethane

14) Kazanasmazlar Konağı Ormancılık Kültür Evi

Bu konakta sergilenen eserler arasında çeşitli bitki ve hayvanlardan alınmış örnekler, doğal taşlar ve asırlık iletişim aygıtları yer almaktadır.

Görsel Sahibi: Amasya Valiliği
5 milyon yıllık ametist taşı
Görsel Sahibi: NTV

15) Alparslan Müzesi- Taşova

Bu müze sadece Taşova’dan çıkan eserleri içermekte olup hem arkeoloji hem de etnografya müzesi özelliği taşımaktadır. Ne yazık ki, günümüzde çoğu kişi böyle bir müzenin varlığından habersizdir. Alparslan Müzesi’ndeki Osmanlıca kitapların bazıları bilimsel konuları işlemiştir, ayrıca müzede yerli paraların dışında asırlık yabancı banknotlar da (mesela Çarlık Rusyası) yer almaktadır. Bu yönüyle müze, sadece ilahi kitaplar ve yerli kağıt paralar içeren Amasya Müzesi’nden daha zengindir. Bu müze ayrıca 2002 yılında yılın örnek müzesi seçilmiştir.

16) Burmalı Minare Cami ve Cumudar Türbesi

Burmalı Minare 1242 yılında Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaptırılmış olup orijinal minaresi ahşaptandır. 1730 yılında bu minare büyük bir yangında tamamem yok olunca yerine Osmanlı Dönemi’nde yeni yapılan minare günümüze kadar gelebilmiştir. O günden sonra, cami minaresi nedeniyle Burmalı Minare Cami olarak anılmaya başlanmıştır.

Caminin yanındaki türbe bölümü İlhanlı Devleti’nde Amasya Nazırlığı yapmış Şehzade Cumudar’a aittir. Günümüzde Amasya Arkeoloji Müzesi’nde bulunan mumyaların ilk ikametgahı olan bu türbe, ne yazık ki mumyaların Yeşilırmak taşkınlarından zarar görmesini engelleyememiştir.

Cami, günümüzde Amasya Belediyesi Açık Otopark’ının merkezinde bulunmaktadır.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

17) Gökmedrese Cami ve Torumtay Türbesi

Amasya Gök Medrese Cami, 1267’de Amasya Valisi Seyfeddin Torumtay’ın emriyle yaptırılmış olup tipik bir Selçuklu eseridir. Anadolu’da eyvan biçiminde kapısı olan tek camidir. Bitişiğinde bulunan kümbet turkuaz ve mavi çinilerle süslendiğinden “Gökmedrese” adını almıştır. Sağında bulunan türbe ise devrin Amasya Valisi Seyfeddin Torumtay ve ailesine aittir. Bu caminin en ilginç özelliği ise türbe bölümünün dışında kalmasına rağmen cami halısının üzerinde bile tabutların bulunmasıdır.

18) Halifet Gazi Türbesi

Halifet Gazi Türbesi, Amasya’da Danişmentliler’den kalmış tek eserdir. Yapım yılları 1210-1225’tir.

Halifet Gazi, Danişmend Beyliği’nin ortadan kalkmasının ardından Selçukluların hizmetine girmiş bir Danişment emiridir ve 1222 yılında Amasya valisi olmuştur. Daha sonra Erzurum Valiliği de yapan Gazi, 1232 yılında bir sefer sırasında ölünce naaşı Amasya’ya getirilerek buradaki türbeye gömülmüştür. Kare kaideli, sekizgen gövdeli ve piramidal külahlı türbe iki katlıdır.

Bu türbeyi nadide bir eser kılan diğer bir özellik ise Halifet Gazi’nin mermer sandukasının başındaki koç başı işlemesidir ki bu işleme kendisinin iyi bir lider olduğunu göstermek için konulmuştur.

19) Kadılar Türbesi

Halifet Gazi Türbesi’nin karşısındadır. Yapım tarihi 14. yüzyıldır. Hangi uygarlığa ait olduğu kesin olmamakla birlikte Selçuklu Devleti’ne bağlı beyliklerden biri tarafından inşa edilmiş olması muhtemeldir.

20) Şadgeldi Paşa Türbesi

Bu türbe, önceden Eretnalılar Devleti’ne bağlı olan ancak daha sonraları Şadgeldi Beyliği’ni kurmuş Şadgeldi Paşa’ya ait olup Halifet Gazi Türbesi’nin karşısındadır. Yapım tarihi 14. yüzyıldır.

Ne yazık ki; bu türbe yanıbaşında bulunan Kadılar Türbesi ile birlikte kapsamlı bir restorasyondan geçmesine rağmen binanın zemini yerli halkın attığı çöpler ve kalın bir toz tabakası ile kaplıdır. Ayrıca, türbenin tabelası yere düşmüş bir şekilde bırakılmıştır. Bu durumun düzeltilmesini belediye yetkilierinden özellikle rica ediyorum.

21) Amasya Saat Kulesi

1865 yılında inşa edilmiş bir Osmanlı eseri olup 1940 yılında Helkıs Köprüsü’nün yeniden inşası sebebiyle kasıtlı olarak yıkılmıştır. 2002 yılında aslına uygun olarak ahşap, kesme tuğla ve taştan yeniden yapılmıştır.

22) Boraboy Gölü- Taşova

Boraboy Gölü bir doğal heyelan set gölüdür. Amasya’nın Taşova ilçesinde bulunmaktadır ve göle ulaşmak için belli bir rakıma çıkmanız gerekmektedir. Göl,yaban hayatı için şehirdeki en harika habitattır ve isteyen misafirler gölde deniz bisikleti kullanabirler. Ne yazık ki, son yıllarda bu gölde deniz bisikleti sürmenin tehlikeli olduğuna dair iddialar dolaşmaktadır. Gölün kıyısında et yemeklerinin yaygın olduğu bir restoran ve günebirlik kiralık bungalovlar bulunmaktadır.

23) Çinili Bahçe

Görsel: Mustafa Yıldız
Görsel: Miroğlu

24) Alçak Köprü

Bu köprünün en önemli özelliği köprünün ayaklarının Roma Dönemi’nden kalmış olması olup köprü şehir merkezinden Amasya Şehzadeler Müzesi’ne ve İçeri Şehir’e ulaşmanın en kısa yoludur.

Köprünün Alçak Köprü olarak adlandırılmasının nedeni ise Roma Dönemi’nden 19. yüzyıla kadar köprünün neredeyse tamamının Yeşilırmak’ın sularının altında kalacak şekilde alçak olmasıydı. Bu nedenle dönemin Amasya valisi köprünün ayakları üzerine ahşap bir köprü yaptırmış olup bu köprü kısa bir sürede yıkılmıştır. Bu nedenle daha sonradan köprünün seviyesini yükseltmek için ayaklarının üzerine kullanılmayan bir kilisedeki kesme taşlar ilave edilmiştir.

25) Kunç Köprüsü

Bu köprünün en önemli özelliği Selçuklu Dönemi’nden kalmış olmasıdır. 12. yüzyılda Sultan 2. Mesut’un annesi Hondi Hatun tarafından yaptırılmıştır.

İstasyon Köprüsü

14. yüzyılda Şadgeldi Beyliği’nin kurucusunun isteği üzerine yaptırılmış tarihi bir köprüdür.

26) Aynalı Mağara

Aynalı Mağara, Amasya Merkez’deki Bahçeleriçi Mahallesi’nden Ziyaret Kasabası’na giden yolun üzerinde yer alan 2000 yıllık bir kral kaya mezarıdır. Bir kral kaya mezarı olarak adlandırılsa da aslen Pontus krallarının mezarı olarak kullanılıp kullanılmadığı meçhuldür ancak mezarın Büyük Rahip Tes’e ait olma ihtimali yüksektir. Mağara, 11. yüzyılda Bizanslılar tarafından bir keşişhane olarak kullanılmış olup o dönemden kalma ikonalara(12 havarinin tasviri) mağaranın iç duvarlarında rastlanabilir. Ne yazık ki, bu mağars günümüzde ziyarete kapalıdır.

Aynalı Mağara Efsanesi için tıklayınız:

https://amasya.ktb.gov.tr/TR-59490/guzelce-kiz-aynali-magara-efsanesi.html

27) Fethiye Cami

Eski bir Bizans kilisesinden camiye çevrilmiştir. Kilisenin 7’nci yüzyılda Bizans İmparatoru Phocas(602-610)’ın kızı Helena tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Caminin ismi, Danişmentliler döneminde bu kiliseyi camiye çevirten Amasya Valisi Fetih Gazi’den gelmektedir. Cami, 19. yüzyıla kadar minaresiz kalmış olup günümüze kadar sağlamlığını korumuş olan minare 1883 yılında İncezade Hacı Mehmet tarafından eklenmiştir. Ne yazık ki; caminin orijinal dokusu ve kilise döneminden kalmış ikonalar, binanın duvarları sıva ile kaplandığından gün yüzüne çıkarılamamıştır.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

28) 1. Mesut’un Türbesi

29) Kurtboğan Türbesi ve Yeşil Ev

Sabah kahvaltısını nerede edeceğim, doğayla iç içe nerede çay veya kahve içebilirim diyorsanız Yeşil Ev tam size göredir. Bünyesinde Kurtboğan Türbesi’ni bulundurur ve Amasya Tren Garı’na bitişiktir.

Kurtboğan Efsanesi’ne göre Pir Şerefüddin Hamza öldükten sonra Yeşil Ev’in bahçesindeki bu türbeye gömülür ancak ölümünden belli bir zaman sonra kurtlar Pir’in cesedini yemek için başına üşüşür. Bu sırada, Pir’in eli mezardan çıkıp bedenini yemeye çalışan kurdu boğar.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

30) Atatürk Anıtı- Yavuz Selim Meydanı

31) Elma Heykeli

32) Şehzadeler Gezi Yolu

33) Amasya Yapay Şelaleleri

34) Büyük Ağa Medresesi

Medrese, Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Planı klasik Osmanlı medrese formundan farklılık gösterir. Özellikle Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması ilk kez bu medresede uygulanmıştır. Ayrıca, bu medrese Osmanlı Dönemi’nde Amasya’da yüksek derecede eğitim öğretimin yapıldığı yerlerden biri olmuştur. Günümüzde bu binada Kur’an-ı Kerim Okuma Kursları verilmektedir.

35) Kumacık Hamamı

Bu hamam, 1495 yılında Küçük Kapı Ağası Ayaz Ağa’nın emriyle yaptırılmıştır.

36) Yıldız Hamamı

1510 yılında yapımı tamamlanan Hatuniye Külliyesi’nin bir parçasıdır. Çukur Hamam ya da Hatuniye Hamamı olarak da bilinen kare planlı hamam fenerli bir kubbe ile örtülüdür.

37) Taşhan

2012 yılı sonunda restorasyonu tamamlanan han, 1699 yılında Mutasarrıf Rahtuvan Hacı Mehmet Paşa tarafından Mimar Mehmet Kalfa’ya yaptırılmıştır. Dışarıya doğru bir çıkıntı oluşturan ana giriş kapısı üzerinde ince uzun bir dikdörtgen içerisinde hanın kitabesi yer alır. Kitabenin ortasında ve kapı kemerinin kilit taşında birer rozet motifi görülmektedir. Kapının her iki yanına dükkanlar sıralanmıştır. Kapıdan girildiğinde etrafı farklı mekanlarla çevrelenmiş geniş bir avlu bulunur. İki katlı hanın ikinci katı bu avlunun kemerleri üzerine oturtulmuştur. İkinci katı oldukça bakımsız halde olan hanın çevresinde bugün de işleyen dükkanlar bulmak mümkündür. 

Karanfilli elma tatlısı ile meşhurdur.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

38) Ali Kaya Restoran

(Eski adıyla Çakallar Restoran)

Amasya’da özel bir akşam geçirmek isteyen herkesin tercih ettiği restorandır Ali Kaya… Mezeleri, fırında patatesi, balıkları, sıcak atıştırmalıkları, etli yemekleri ve en önemlisi Tokat Kebabı ile eşsiz bir noktadır.

Tokat Kebabı

39) Amaseia Mutfağı

Amasya’da en uygun fiyata en lezzetli yöresel yiyecekleri nerede yerim diyorsanız bu yer Amaseia Mutfağı’dır. Osmanlı’nın son dönemlerine göre dekore edilmiş özel odası ve Yeşilırmak’ın harikulade sularına bakan balkonuyla eşsizdir bu restoran…

Soldan sağa; mantı, keşkek, kuru fasulye, etli bamya ve bakla dolması. Çorba: Toyga Çorbası

40) Pirler Parkı

Pirler Parkı, bir çay bahçesi ve piknik alanı olmakla beraber aynı zamanda bir restorandır. En lezzetli yiyecekleri ise lahmacun ve pidedir.

41) Beyazıtpaşa Cami

42) Ziyaret Kasabası

Ziyaret Kasabası, en çok et yemeklerinde uzmanlaşmış olan restoranları ve baraj gölleriyle meşhurdur. Yerli halk arasında Ziyare olarak adlandırılır. Ziyaret Kasabası’nın girişinde Gölbaşı Sosyal Tesisleri bulunur. Yolun devamında bir baraja doğru çıkan bir tepe bulunur ve bu tepe aşıldığında barajın kıyısında bulunan Dörtmevsim Sosyal Tesisleri bulunur. Burada piknik yapabilir, deniz bisikletine binebilir ya da restoranda yemek yiyebilirsiniz. Ziyaret Kasabası ayrıca Amasya’nın tarım açısından en verimli bölgelerinden biridir ve bu yüzden bu bölgede tarlalara sık rastlanır.

Dörtmevsim Sosyal Tesisleri

43) Merzifon Amerikan Koleji

Merzifon Amerikan Koleji, 1886 yılında eğitime başladı. 1924’te okul kalıcı olarak kapatıldı. Günümüzde bazı binalları terk edilmiş olmakla beraber ana binası Merzifon Fen Lisesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

44) Amasya Sosyal Bilimler Lisesi Binası

45) Bayezit Yazma Eser Kütüphanesi

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Yavuz Sultan Selim’in Mısır’dan getirdiği kitap.

Kütüphanenin yazma eserler bölümünü randevu usulü ziyaret edebilirsiniz.

46) Amasya Planeteryum

Randevu sistemiyle çalışan bu kurumun büyük kubbesi realistik uzay belgesellerinin gösteriminde kullanılırken küçük kubbesi teleskop olarak kullanılmaktadır.

47) Amasya Meteoroloji İstasyonu

Görsel: MGM
Görsel: Yeşilırmak Gazetesi

Amasya Meteoroloji İstasyonu’nu randevu usulü ziyaret edebilirsiniz.

48) Tarçın Pastanesi

Elmalı kurabiye, kandil simidi, Çerkez tavuğu, yaprak sarma, mercimekli köfte, su böreği, şakşuka ve kadınbudu köftesi ile Amasya’nın en iyi pastanelerinden biridir Tarçın Pastanesi…

49) Amasya Adliyesi

50) Amasya Belediyesi ve Valilik Binası

51) Terziköy Kaplıcaları

Görsel Sahibi: FİMAR

52) Oluzhöyük

Oluz Höyük; Gözlek Köyü’nün 2 km kuzeybatısında, Toklucak (eski Oluz) köyünün ise yaklaşık 5 km doğusunda bulunur ve Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyinde yer almaktadır. Yeşilırmak’ın (Hitit metinlerinde Kummešmaḫa, antik Iris) önemli kollarından Çekerek Irmağı’nın (Hitit metinlerinde Zuliya, antik Skylax) 4 km kuzeyinde ve verimli Geldingen Ovası’nın batı kenarında konumlanmıştır. 280 x 260 m boyutunda, hemen hemen yuvarlak şekilli, ova seviyesinden yaklaşık 15 m yüksekliğindeki Oluz Höyük yaklaşık 45 dönümlük bir alana sahiptir.

Kazıların ikinci yılı olan 2008 yılında tam bir tabakalanma ortaya çıkarılmış ve sonuç itibarıyla höyükte yedi mimari tabaka belirlenmiştir. Bu tabakalanma yeniden eskiye doğru,

  • 0. tabaka – Ortaçağ / Geç Bizans (MS 10. – 14. yüzyıllar,
  • 1. tabaka – Helenistik Çağ(MÖ 2. yüzyıl sonu – MÖ 1. yüzyıl başı),
  • 2. tabaka – Geç Demir Çağı’nın geç evresi (MÖ 4. – 3. yüzyıllar),
  • 3.-4. tabaka – Geç Demir Çağı erken evre (MÖ 6. – 5. yüzyıllar),
  • 5. tabaka -Orta Demir Çağı (MÖ 7. yüzyıl),
  • 6. tabaka – Kesin olmamakla birlikte Erken Demir Çağı ya da Geç Tunç Çağı (Hitit İmparatorluk Çağı),
  • 7. tabaka -Erken Tunç Çağı (MÖ 4. – 3. binyıl)

olarak gösterilmektedir. Bu arada, A açmasının 3. tabakası Frig yerleşmesi olarak değerlendirilmiştir.

Kaynak:Vikipedi

53) Merzifon Saat Kulesi

Görselin Sahibi: Vikipedi

54) Eski Kilise

Amasya Merkez Mezarlığı içinde

Görselin Sahibi: Kayhan İnan

55) Merzifon Ermeni Kilisesi(Günümüzde Kültür Merkezi)

Görsel Sahibi: Erol Şaşmaz

56) Terziköy Ermeni Kilisesi Kalıntıları

57) Gümüş Maden Yeni Cami

19. yüzyılın ortalarında Gümüşhacıköy’de inşa edilmiş bir kilise olup 1928 yılında camiye çevrilmiştir.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

58) Tahta At Parkı

59) Mehmet Paşa Cami

60) Baraklı Şelalesi

Görsel:Taşova Gazetesi

61) Amasya Tren Garı

62) Altuntaş Hamamı

63) Gümüşlü Cami

Geçirdiği yangın ve depremlere rağmen her defasında ya yeniden yapılarak ya da onarılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Caminin ilk yapım tarihi 1326 olup caminin son kapsamlı onarım tarihi 1721’dir.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

64) Amasya Köprübaşı Cami

65)Derinöz Barajı

66) Yedikır Baraj Gölü- Yedikuğular Kuş Cenneti

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

67) Amasya Bedesteni

1483 yılında II. Bayezid’in kapı ağalarından Hüseyin Ağa tarafından yaptırılan bedesten, günümüze ilk haline göre önemli değişikliklere uğrayarak ulaşmıştır.

Görsel Sahibi: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

68) Kilari Süleyman Ağa Cami

1489 yılında yaptırılmıştır.

69) Mağdenüs Köprüsü ve Balıkçı Heykeli

70) Tekne Gezisi

71) Tabure Restoran

Amasya’da Amaseia Mutfağı ve Ali Kaya’nın dışında yöresel yemeklerde uzmanlaşmış bir başka restoran ise Tabure Bistro’dur.

En iyi yiyecekleri çökertme kebabı, iskender, tereyağlı bamya ve bakla dolmasıdır.

72) Yamaç Bistro

Amasya’nın en lüks restoranlarından birisidir.

73) Pera Cafe

Şehre tepeden bakmak istiyorsanız gitmeniz gereken üç adres var: Ali Kaya, Yamaç Bistro ve Pera Cafe. Kahvaltı etmek için en ideal mekanlardan birisidir.

74) İltekin Gazi Parkı

Amasya’da Bahçeleriçi Mahallesi’nde bulunmakta olup girişinde 2 tane Yeniçeri heykeli bulunmaktadır. İçinde ise çeşitli hayvanlar ve Temel Reis’in heykelleri, çocuk parkı, bir gözlemeci ve restoran/çay bahçesi bulunmaktadır.

75) Amasya Semt Pazarı

Bahçeleriçi Mahallesi’ndedir.

76) Amasya Mertay Lunapark

İstasyon Mahallesi’ndedir.

77) AmasyaPark AVM

Eylül 2015’te açılmıştır.

78) Kaymak Cafe ve Dondurma

Amasya’nın MADO’dan sonra en lezzetli ikinci dondurması buradadır. Kaymak Cafe ile dondurmacı aynı mekanda değildir. Kaymak Kafe ise kahvaltı etmek için en iyi tercihlerden birisidir.

79) Gazimihaloğlu Dondurma

Amasya’daki en eski dondurmacılardan birisi olup elma şekeri ve lezzetli hamur tatlıları ile ünlüdür.

80) Taceddin Altunbaş Türbesi

81) Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Cami

82) Amasya Tanrıçalı Mozaik

Yorum bırakın